Barbaros Hayrettin Paşa, Şehitler Cd. No:3, 34515 Beylikdüzü/İSTANBUL
Barbaros Hayrettin Paşa, Şehitler Cd. No:3, 34515 Beylikdüzü/İSTANBUL
Mimaroba şubemizin önünden geçerken burnunuza çalınan o iştah kabartan koku var ya; işte o sadece etin pişme kokusu değil, baharatların ateşle yaptığı gizli bir danstır! Ciğerci Bahattin'de her şiş, sadece ateşe atılmaz; o dumanın içine sinen özel karışımlarla ruh kazanır. Baharat dediğin ciğerin tadını kapatmaz, aksine onu en zarif haliyle ön plana çıkarır. Bizim mutfağımızda baharat kullanmak bir aşçılık değil, yılların birikimiyle harmanlanmış bir sanattır.
Peki, nedir bu lezzetin içindeki o gizli kahramanlar? Kimyonun o tok ve iştah açan kokusu, acı pul biberin damakta bıraktığı tatlı sızı ve dağ kekiğinin ferahlığı... Hepsi doğru oranda birleşince ortaya o meşhur "Bahattin Lezzeti" çıkıyor. Mimaroba'da mangalın başında bekleyen ustalarımız, her şişi bu özel aromalarla buluştururken aslında size bir lezzet hikayesi hazırlıyor. Sadece ciğerde de değil; Adana kebabımızın o zırh kıymasına karışan baharatlar da her lokmada size Mersin’in o sıcak esintisini hissettirir.
Baharatın büyüsü, sadece lezzet vermekle de kalmaz; ciğerin o lokum kıvamını korumasına yardımcı olur. Marine aşamasında bu özel karışımlarla dinlenen ciğerler ve kebaplar, ateşin üzerinde mühürlenirken tüm o aromayı içine hapseder. Masanıza gelen o sıcacık dumanı üstünde dürümün ilk ısırığında, "İşte bu!" dedirten o meşhur tat, aslında bu titiz hazırlık sürecinin en lezzetli sonucudur. Bizde her baharatın bir yeri, her aromanın bir hatırı vardır.
Mimaroba’da geçireceğiniz bir akşamda, sadece bir yemek yemiş olmazsınız; asırlık bir baharat kültürünün ve mangal başı ustalığının tadına bakarsınız. Yanında o meşhur köpüklü ayranımız ve masayı donatan bol ikramlarımızla bu aromatik yolculuk tam bir ziyafete dönüşür. Siz sadece ne yemek istediğinize karar verin, gerisini o sihirli baharatlarımıza ve mangalımızın közüne bırakın. O meşhur cızırtının ve kokunun peşinden gelmeye ne dersiniz?
Güneşin kavurduğu Mersin sokaklarında, mis gibi yayılan bir kokuyla başlar her şey. Mersin’in o meşhur sıcak havasına eşlik eden mangal ateşi, orada sadece bir yemek değil, bir yaşam biçimidir. Ciğerci Bahattin, bu topraklarda doğan ve közün başında sabırla yoğrulan bir ustalığın hikayesidir. Her şiş, o kadim lezzet geleneğinin bir halkası olarak mangalla buluşur ve ortaya çıkan o meşhur cızırtı, aslında bir şehrin mutfak kültürünün ritmini yansıtır.
İstanbul’a uzanan bu lezzet köprüsü, sadece bir tarifin taşınması değil, bir ruhun göçüdür. Büyükşehrin karmaşasında Mersin’in o samimi sofralarını arayanlar için açılan kapılar, kısa sürede birer lezzet durağına dönüşmüştür. Ciğerci Bahattin, İstanbul’un kalbinde Mersin’in o eşsiz yaprak ciğerini ve bol ikramlı sofralarını kurarak, uzakları yakın etmeyi başarmış; metropolün hızlı temposuna sıcak ve samimi bir mola noktası eklemiştir.
Peki, nedir bu lezzeti bu kadar vazgeçilmez kılan? Cevap, masaya ilk adımınızı attığınız anda önünüze serilen o rengarenk mezelerde gizlidir. Taze naneden közlenmiş biberlere, sumaklı soğandan özel ezmelere kadar her tabak, ana yemeğe hazırlanan birer öncüdür. Ana sahneye çıkan o incecik doğranmış, tam kıvamında pişmiş ciğerler ise damaklarda unutulmaz bir iz bırakırken, geleneğin modern sunumla nasıl harmanlandığını kanıtlar.
Ciğerci Bahattin’in hikayesi, aslında bir tutkunun meyvesidir. Mersin’in bereketli topraklarından İstanbul’un devasa meydanlarına kadar uzanan bu yolculukta değişmeyen tek şey, kaliteye olan bağlılıktır. Bugün her lokmada hissedilen o özgün tat, geçmişin tecrübesini geleceğin enerjisiyle birleştirir. Bu köprüden geçen herkes, sadece bir yemek yemiş olmaz; aynı zamanda asırlık bir lezzet mirasına ve bitmeyen bir ustalığa ortak olur.
Mimaroba’da güzel bir akşam yürüyüşünden sonra canınız şöyle nefis bir yemek çektiğinde, aklınızda o meşhur "yaprak ciğer" canlanıyorsa doğru yerdesiniz! Peki, nedir bu ciğeri diğerlerinden ayıran o meşhur sır? Aslında her şey mutfağımızdaki o titiz hazırlıkla başlıyor. Lokum gibi, ağızda dağılan bir lezzet için ciğerin üzerindeki o incecik zarın ve içindeki en küçük sinirin bile usta ellerle ayıklanması gerekir. Sabırla hazırlanan bu ciğerler, mangalın ateşine değdiği an lezzet patlamasına hazır hale gelir.
Tabii bizde olay sadece pişirmekle bitmiyor; o incecik kesilmiş yaprak ciğerlerin masaya gelişi tam bir tören! Sıcacık, dumanı üstünde tüten lavaşların arasına o yumuşacık ciğerleri dizip, yanına da sumaklı soğanı eklediğinizde dünya bir anlığına durur. Ciğerci Bahattin’de yediğiniz her lokmada o emeği, taze malzemeyi ve yılların ustalığını hissedersiniz. Sertleşmemiş, kurumamış, tam kıvamında mühürlenmiş bir ciğer, aslında size sunulan bir saygı gösterisidir.
"Ben bugün ciğer yerine başka bir şey denemek istiyorum" derseniz de mutfağımızda seçenek bitmez. Zırh kıymasıyla hazırlanan o meşhur Adana kebaplarımız ya da çıtır lahmacunlarımız da en az ciğerimiz kadar iddialıdır. Yanında buz gibi Susurluk ayranı ve masayı donatan o meşhur ücretsiz ikramlarımızla, Ciğerci Bahattin’de her öğün unutulmaz bir ziyafete dönüşür. Mimaroba şubemizde mangalın ateşi her zaman taze, yeriniz ise her zaman hazır!
Yemeğin üstüne o meşhur fırın sütlacımızdan bir kaşık alıp, yanında ikramımız olan tavşan kanı çayı yudumlarken "İyi ki gelmişim" diyeceğinizden eminiz. Gerçek lezzet, doğru malzeme ve samimi bir gülümsemeyle birleşince ortaya çıkan bu keyifli akşamın parçası olmak için sizi de soframıza bekliyoruz. Unutmayın, Mimaroba’da lezzetin adresi, dostluğun ve bol ikramın merkezi burası!
Ciğerci Bahattin’e geldiğinizde, henüz ana yemeğiniz mangaldan çıkmadan masanız bir anda renk cümbüşüne döner. Bizde "ikram" demek, sadece öylesine konulmuş bir iki tabak değil; tam bir görsel şölen demektir! Mimaroba şubemizde masaya oturduğunuz an önünüze serilen o efsane mezeler, aslında ciğerin ve kebapların en sadık dostlarıdır. Sumaklı soğandan haydariye, közlenmiş biberden taptaze rokaya kadar her tabak, iştahınızı kabartmak için özel olarak hazırlanır.
Bu şölenin başrolünde tabii ki o meşhur sumaklı soğan var! Ciğeri dürüm yaparken içine bir tutam eklediğinizde, o hafif ekşiliğin lezzeti nasıl uçurduğunu bilmeyen yoktur. Hemen yanında közün kokusunu üzerinde taşıyan pişmiş biber ve sarımsaklar yerini alır. "Acısız olmaz" diyenler için ise özel ezme salatası, domatesin ve biberin en taze haliyle damakları şenlendirir. Bu mezeler sadece tabağı doldurmaz, her lokmada lezzeti dengeler ve ferahlık katar.
Bir de o masadaki gizli kahramanlarımız var; haydari ve mevsim salata. Yoğurdun ferahlığıyla ciğerin o yoğun tadı birleştiğinde ortaya çıkan uyum tam bir gurme deneyimidir. Üstelik Mimaroba şubemizde tüm bu saydıklarım tamamen ikram ve ücretsiz olarak masanıza gelir. Yani bizde doyurmak sadece mideyi değil, gözü ve gönlü de hoş tutmak demektir. Yanına bir de o meşhur bakır kupada gelen köpüklü Susurluk ayranını eklerseniz, keyfiniz tam anlamıyla ikiye katlanır.
Sadece ciğerle de sınırlı kalmayın; fırından yeni çıkmış çıtır bir lahmacunun yanına o taze maydanozları dizip limonu sıktığınızda, mezelerin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha anlayacaksınız. Ciğerci Bahattin sofrası, paylaşmanın ve bol kepçe ikramın adresidir. Akşamın sonunda ise o meşhur demli çayımız eşliğinde "İyi ki bu sofraya oturmuşuz" dedirtmek bizim en büyük mutluluğumuz. Sizi de Mimaroba’daki bu renkli ve bol lezzetli sofrada ağırlamak için sabırsızlanıyoruz!
Mimaroba’da deniz havasını aldıktan sonra karnınız acıktığında akla ilk gelen yer Ciğerci Bahattin olur ama durun, burada olay sadece o meşhur yaprak ciğerle bitmiyor! Kapıdan girdiğiniz an sizi karşılayan o samimi atmosfer, aslında devasa bir lezzet dünyasının kapısı. Evet, ciğerimiz lokum gibi ama menüye bir göz attığınızda zırh kıymasıyla hazırlanan Adana kebaptan çıtır çıtır lahmacuna kadar uzanan bir şölenle karşılaşıyorsunuz. Burası, her damak tadına uygun bir köşesi olan gerçek bir lezzet durağı.
Sofraya oturduğunuz an masanın bir anda "donatılması" bizim şanımızdandır. Siparişiniz ateşe düşmeden önce közlenmiş biberler, pişmiş soğanlar, haydari, ezme salata ve taptaze yeşillikler masadaki yerini alır. Üstelik bu ikramlar sadece karın doyurmak için değil, sohbeti koyulaştırmak içindir. Mimaroba şubemizde bu görsel şölen, yanına buz gibi bir Susurluk ayranı da eklenince tam bir ziyafete dönüşür. İkramların bol olduğu bu sofrada kendinizi evinizdeki o sıcak aile yemeğinde hissetmeniz en büyük amacımız.
"Canım bugün kebap istemiyor" diyenler için fırınımız her an sıcak! İncecik hamuru ve bol malzemesiyle lahmacunlarımız ya da uzayan peyniriyle kaşarlı pidelerimiz, fırından çıktığı gibi dumanı üstünde masanıza gelir. Tavuk sevenler için marine edilmiş tavuk şiş ve kanat seçenekleri de her zaman hazır. Yani Ciğerci Bahattin’e geldiğinizde, masadaki herkesin favori yemeğini bulması garantidir. Bizde çeşit çok, lezzet standart, samimiyet ise hep en üst seviyededir.
Yemeğin üstüne o tatlı yorgunluğu atmak için ise finali şanına yakışır yapıyoruz. Nar gibi kızarmış fırın sütlaç, karamelli triliçe ya da çıtır bir baklava... Yanında da müessesemizin ikramı olan o tavşan kanı çay geldiğinde, keyif tamamlanmış demektir. Mimaroba’da unutulmaz bir akşam geçirmek, sadece iyi yemek yemek değil, o masadan mutlu ayrılmaktır. Bizim soframızda her zaman size de yer var, hadi gelin bu lezzet yolculuğuna beraber çıkalım!
Kapıdan içeri adım attığınız anda sizi karşılayan o tanıdık ve iştah kabartan koku, akşamın nasıl geçeceğinin ilk ipucudur. Ciğerci Bahattin’de bir akşam, sadece karın doyurmak değil, şehrin gürültüsünü dışarıda bırakıp samimi bir lezzet yolculuğuna çıkmaktır. Mangalın başında yükselen dumanlar ve masalardan gelen neşeli kahkahalar, buranın sadece bir restoran değil, yaşayan bir sosyalleşme durağı olduğunu kanıtlar.
Henüz siparişiniz yola çıkmadan masanın bir anda renklenmesi, Ciğerci Bahattin deneyiminin en sevilen parçasıdır. Tabak tabak gelen taze yeşillikler, sumaklı soğanlar ve özel ezmelerle donatılan sofra, misafirlere kendilerini özel hissettirir. "Daha ana yemek gelmeden doyar mıyım?" endişesi, o taptaze mezelerin tadına bakınca yerini büyük bir keyfe bırakır. Burası, cömertliğin ve misafirperverliğin tabaklarda hayat bulduğu nadir yerlerden biridir.
Beklenen an gelip de dumanı üstünde tüten şişler masaya ulaştığında, gerçek bir ritüel başlar. İncecik lavaşın arasına özenle çekilen yaprak ciğerler, yanındaki garnitürlerle buluşur ve o meşhur ilk lokma, tüm bekleyişe değer. Müşteri deneyimlerinin odağında hep aynı cümle vardır: "Kendimizi evimizde gibi hissettik." Ustalığın profesyonel ama sıcak bir gülümsemeyle birleştiği bu anlar, her ziyareti unutulmaz birer anıya dönüştürür.
Akşamın sonunda içilen o demli çay, damakta kalan lezzeti taçlandırırken masadaki sohbeti de koyulaştırır. Ciğerci Bahattin’de geçirilen bir akşam, sadece mideyi değil ruhu da doyuran bir deneyimdir. Misafirlerin buradan ayrılırken yüzlerinde oluşan o tatmin olmuş gülümseme, markanın yıllardır süregelen başarısının en somut belgesidir. Çünkü burada her akşam, yeni bir lezzet hikayesinin ve bitmeyen bir dostluğun başlangıcıdır.
- Gerçek Bir Deneyimden Alıntıdır
Sporcular için beslenme, antrenman kadar kritiktir. Genelde haşlanmış tavuk göğsüne hapsolmuş sıkıcı diyet listeleri, Ciğerci Bahattin’in mangal ateşiyle renkleniyor. Ciğer, yüksek biyoyararlılığa sahip protein yapısıyla kas onarımı için adeta bir yakıttır. Performansını zirveye taşımak isteyenler için bu geleneksel lezzet, modern sporcu mutfağının en stratejik oyuncularından biri haline gelmiştir.
Bir sporcunun en büyük derdi, kaloriyi aşmadan yeterli proteini alabilmektir. Ciğer, düşük yağ oranı ve muazzam protein yoğunluğuyla bu dengeyi altın tepside sunar. İçeriğindeki lösin gibi esansiyel amino asitler, kas kütlesini korurken metabolizmayı da hızlandırır. Ciğerci Bahattin’de yağlarından arındırılmış, sadece saf lezzet ve güç odaklı hazırlanan porsiyonlar, formunu korumak isteyenlerin en güvenilir limanıdır.
Sadece protein değil, yoğun antrenman sonrası vücudun ihtiyaç duyduğu B12 vitamini ve folat da ciğerde bolca bulunur. Bu vitaminler, sinir sistemini destekleyerek toparlanma (recovery) sürecini hızlandırır. Mangalın o doğal ateşinde, ekstra ağır soslara ihtiyaç duymadan pişen yaprak ciğer, temiz beslenme felsefesine tam uyum sağlar. Antrenman yorgunluğunu ferahlatıcı mezelerle birleşen bir porsiyon ciğerle atmak, bedeninize verebileceğiniz en büyük ödüldür.
Gün boyu kendinizi yorgun mu hissediyorsunuz? Belki de suçlu, vücudunuzun en temel ihtiyaçlarından biri olan demir eksikliğidir. Kansızlık (anemi), modern dünyanın en yaygın sağlık sorunlarından biri haline gelmişken, çözüm aslında doğanın kalbinde, mangalın ateşinde saklıdır. Demir eksikliğiyle savaşmanın en doğal ve en lezzetli yolu, sofralarımıza bir şifa kaynağı olarak konuk olan ciğerdir. Ciğerci Bahattin’in o incecik yaprak ciğeri, sadece damağınıza değil, doğrudan kan değerlerinize hitap eden mucizevi bir besindir.
Ciğeri diğer besinlerden ayıran en önemli özellik, içerdiği "hem demir" formudur. Bitkisel kaynaklı demirin vücut tarafından emilmesi bazen oldukça güç olabilirken, hayvansal kaynaklı olan bu form vücudumuz tarafından adeta bir sünger gibi hızla emilir. Bu da demek oluyor ki, bir porsiyon ciğer yemek, kilogramlarca ıspanak tüketmekten çok daha hızlı ve etkili bir demir takviyesi sağlar. Kırmızı kan hücrelerini canlandıran ve dokulara oksijen taşıyan bu süreç, Ciğerci Bahattin’in ustalıkla hazırladığı her bir şişte yeniden hayat bulur.
Pek çok kişi "sağlıklı olan gıdalar lezzetsizdir" önyargısına sahip olsa da, Ciğerci Bahattin bu tabuyu tamamen yerle bir ediyor. Tam bir demir deposu olan bu gıdayı, lokum kıvamında bir ziyafete dönüştüren özel pişirme teknikleri, sağlığı korumayı bir keyif haline getiriyor. Mangalın o hafif isli kokusuyla harmanlanan, sinirlerinden arındırılmış yumuşacık ciğerler, vücudunuzun direncini artırırken ruhunuzu da doyuruyor. Sağlıklı yaşamın en iştah açıcı haliyle tanışmak için tek yapmanız gereken, bu demir zengini sofraya bir şans vermek.
Sonuç olarak, daha enerjik bir yaşam ve güçlü bir bağışıklık sistemi için ciğer tüketimini bir alışkanlık haline getirmek oldukça kıymetlidir. Haftada en az bir kez kurulacak bir ciğer sofrası, hem kan değerlerinizi dengelemeye yardımcı olacak hem de sizi günün stresinden uzaklaştıracaktır. Ciğerci Bahattin'in geleneksel Mersin usulüyle sunduğu bu "lezzetli takviye", vücudunuzun ihtiyaç duyduğu o hayati desteği en doğal yoldan sunar. Unutmayın, sağlığınız için yapabileceğiniz en iyi yatırım, doğru seçilmiş, kaliteli ve taptaze bir öğündür.
Ciğer, sadece mangal başı sohbetlerinin vazgeçilmezi değil, aynı zamanda doğanın bize sunduğu en güçlü "süper gıdalardan" biridir. Modern beslenme dünyasında "multivitamin deposu" olarak adlandırılan bu eşsiz lezzet, aslında vücudumuzun ihtiyaç duyduğu pek çok temel bileşeni tek bir porsiyonda toplar. Ciğerci Bahattin’in o lokum gibi yaprak ciğerini yerken, sadece damak tadınıza hitap etmekle kalmaz, aynı zamanda hücrelerinize tam anlamıyla bir sağlık kürü hediye etmiş olursunuz.
Sağlık faydalarının başında, yüksek B12 vitamini ve demir içeriği gelir. Halsizlikten şikayetçiyseniz veya gün boyu enerjinizin düştüğünü hissediyorsanız, ciğer tam size göre bir enerji kaynağıdır. Kırmızı kan hücrelerinin üretimini destekleyen demir, dokulara daha fazla oksijen taşınmasını sağlayarak sizi daha zinde tutar. Özellikle spor yapanlar ve yoğun iş temposunda çalışanlar için bu doğal destek, sentetik takviyelerden çok daha etkili ve elbette çok daha lezzetli bir alternatiftir.
Göz sağlığı ve güçlü bir bağışıklık sistemi için A vitamini hayati önem taşır; ciğer ise bu vitaminin en konsantre kaynaklarından biridir. Karanlıkta görme yeteneğinden cilt yenilenmesine kadar pek çok süreçte rol oynayan A vitamini, vücudun savunma mekanizmasını da çelik gibi güçlendirir. Ayrıca içeriğindeki folat ve bakır gibi mineraller, beyin fonksiyonlarını koruyarak odaklanmanıza yardımcı olur. Yani bir porsiyon ciğer, hem bedeninizi hem de zihninizi tazeleyen bütünsel bir şifa kaynağıdır.
Düşük kalorili olmasına rağmen oldukça doyurucu ve yüksek kaliteli protein içermesi, ciğeri diyet listelerinin de gizli yıldızı yapar. Kas yapımını destekleyen amino asitler bakımından zengin olan bu besin, Ciğerci Bahattin ustalarının maharetiyle buluştuğunda sağlıkla lezzet arasındaki o ince çizgiyi yok eder. Unutmayın, sağlıklı beslenmek her zaman tatsız tutsuz öğünler demek değildir; bazen bir şiş ciğer, sağlığınız için yapabileceğiniz en keyifli yatırımlardan birine dönüşebilir.
Mangalın başına geçtiğinizde sizi karşılayan o büyüleyici koku, sadece etin ateşle buluşması değildir; o, baharatların dumanla yaptığı gizli bir danstır. Ciğerci Bahattin'de her şiş, damaklarda iz bırakacak bir aroma yolculuğuna hazırlanır. Baharat, ciğerin o kendine has karakterini baskılamadan, onu en zarif şekilde ön plana çıkaran sihirli bir dokunuştur. Bu koku, sokağın başından duyulduğunda iştahları kabartan o meşhur davetin asıl mimarıdır.
Peki, bu efsane lezzetin içindeki o gizli kahramanlar nelerdir? Kimyonun sindirimi kolaylaştıran topraksı tadı, acı pul biberin damakta bıraktığı tatlı sızı ve kekiğin ferahlatıcı notası... Her bir baharat, doğru oranda birleştiğinde ortaya bir lezzet senfonisi çıkar. Ciğerci Bahattin ustalarının yılların tecrübesiyle hazırladığı bu özel karışımlar, ciğeri sadece bir yemek olmaktan çıkarıp, her lokmasında yeni bir keşif vadeden gastronomi harikasına dönüştürür.
Baharatın büyüsü, sadece lezzet vermekle kalmaz; ciğerin o yumuşak dokusunu korumasına da yardımcı olur. Marine aşamasında baharatlarla harmanlanan ciğerler, ateşin üzerinde mühürlenirken aromasını hapseder. Bu süreçte kullanılan kaliteli yağlar ve baharatların yağıyla buluşması, ciğerin her hücresine o eşsiz tadı işler. Masanıza gelen her şiş, bu titiz hazırlık sürecinin ve asırlık baharat kültürünün tabaktaki en taze ve en canlı yansımasıdır.
Sonuç olarak, baharatın doğru kullanımı bir sanat dalı gibidir ve Ciğerci Bahattin bu sanatı en iyi icra eden duraklardan biridir. Sırrımız sadece taze malzemede değil, o malzemeyi ruhu olan bir lezzete dönüştüren baharat dengemizdedir. Siz de bu aromatik yolculuğun bir parçası olmak ve gerçek ciğer lezzetini baharatın o mistik dünyasıyla keşfetmek isterseniz, mangalın ateşinin hiç sönmediği soframıza davetlisiniz. Geleneksel tatlar, modern dokunuşlarla burada sizi bekliyor.
İyi bir ciğer sofrası, sadece ana yemekten ibaret değildir; o sofranın asıl ruhu yanındaki eşlikçilerde gizlidir. Mangalın başından dumanı üstünde tüten şişler masaya gelmeden önce, iştah açıcı bir tören başlar. Mezeler, ciğerin o yoğun ve aromatik tadını dengeleyen, her lokmada damakları tazeleyen birer gizli kahramandır. Ciğerci Bahattin sofrasında bu denge, bir lezzet şölenine dönüşür.
İlk sırayı kuşkusuz sumaklı soğan salatası alır. Soğanın o hafif acısı, sumağın ekşiliği ve maydanozun ferahlığıyla birleştiğinde ciğerin en sadık dostuna dönüşür. Hemen yanında yerini alan közlenmiş biberler ise, mangalın isli kokusunu sofraya taşır. Bu ikili, ciğerin yumuşak dokusuna eşlik eden o çıtır ve karakteristik dokunuşu yaparak lezzet seviyesini bir üst basamağa taşır.
Sofranın ferahlık kaynağı olan taze nane ve maydanoz buketi ise olmazsa olmazdır. Her ciğer dürümünün içine eklenen bir dal taze nane, damağınızı bir sonraki lokmaya hazırlar. Acılı ezme ise domatesin, biberin ve özel baharatların dansıdır. Hem acısıyla iştahınızı kamçılar hem de ciğerin o meşhur lezzetini daha belirgin hale getirir. Bu taze dokunuşlar, yoğun bir öğünü bile hafif bir deneyime dönüştürür.
Son olarak sofrayı tamamlayan yoğurtlu mezeler veya meşhur turşular, bu senfoninin final notaları gibidir. Mezeler sadece tabağı doldurmaz, aynı zamanda masadaki sohbetin de en büyük destekçisidir. Ciğerci Bahattin'de bu 5 efsane meze, ciğerin hikayesini tamamlayan en önemli bölümlerdir. Şimdi kendinize bir iyilik yapın ve bu muazzam uyumu yerinde deneyimlemek için sofradaki yerinizi alın.
İyi bir ciğerin kalitesini belirleyen ilk unsur, tabağa geldiğindeki o kusursuz ve yumuşak dokusudur. Çatalı vurduğunuzda direnç göstermeyen, ağza alındığında ise adeta eriyen bir lezzet asla tesadüf değildir. Gastronomi dünyasında "lokum gibi" tabiri en çok yaprak ciğer için kullanılır. Ancak bu kıvama ulaşmak, sadece ateşi doğru ayarlamakla değil, hazırlık aşamasındaki o son derece titiz işçilikle başlar.
Gerçek yaprak ciğerin en büyük sırrı, büyük bir sabırla gerçekleştirilen sinir ayıklama işlemidir. Ciğerin doğal yapısında bulunan ve yerken ağıza gelen o sert, lifli tabakalar doğru temizlenmezse, en kaliteli malzeme bile ziyan olabilir. Usta eller, ciğeri zarından ve içindeki en küçük sinirden tamamen arındırarak onu pürüzsüz bir forma kavuşturur. Bu işlem, ciğerin o meşhur "yaprak" inceliğine gelmesini sağlar ve pişerken sertleşmesinin önüne geçer.
Sinirlerinden tamamen arınmış bir ciğer, mangalın yüksek ateşinde sadece birkaç dakika kalır. Bu kısa ama etkili buluşma, ciğerin dışının hızla mühürlenmesini, içinin ise o sulu ve yumuşak yapısını korumasını sağlar. Doğru temizlenen ciğer, ateşi görünce büzüşüp sertleşmez; tam aksine formunu koruyarak lezzetini içine hapseder. İşte o ilk lokmada hissedilen kadifemsi doku, saatler süren bu zahmetli temizlik aşamasının en lezzetli ödülüdür.
Sonuç olarak, iyi bir yaprak ciğer yemek sadece bir yemek yeme eylemi değil, bir ustalık performansına şahitlik etmektir. Ciğerci Bahattin tezgahlarında her gün büyük bir titizlikle tekrarlanan bu ritüel, malzemeye duyulan saygının bir göstergesidir. İncecik doğranmış, sinirlerinden tek tek ayıklanmış o eşsiz lezzet masanıza ulaştığında, neden "gerçek yaprak ciğer" dendiğini her lokmada daha iyi anlayacaksınız.
100 kişiye kadar misafir ağırlayabiliriz, ek olarak VIP Loca bölümümüz de mevcuttur
İnönü, Kayışdağı Cd. No 130, 34755 Ataşehir/İstanbul
Ekinoba, Öztanık Cd. No:2 İç Kapı No:1 Büyükçekmece/İstanbul
Çok lezzetli bir ciğer yedik !gerçekten harika atmosferdi ve misafirperverliği harikaydı burayı herkese rahatlığıyla tavsiye ederim herkese şimdiden afiyet olsun.
Puanlari görüp gittik. Icerisi cok iyi bi his vermiyo ama Yemekler geldiginde ve tadini tatiginda Puanlar neden o kadar iyi oldugu belli oldu. Yemekler gercekten harika. Dükkan sahibi de iyi davrandi ve yardimci oldu. Cok memnun kaldik.
Temiz ve nezih bir yer. Mezeler sınırsız ikram ve lezzetliydi. Kebap lezzetli ve porsiyonlar fazlasıyla doyurucu.
Levent, Büyükdere Cd. No:140/1, 34330 Beşiktaş/İstanbul
Ziya Gökalp Mah. Milas Cad, İkitelli No:2, 34480 Başakşehir/İstanbul
Acil Karşısı, Başakşehir Mahallesi G 434 Sokak Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Bahçesi Kadın Hastalıkları Hastanesi, 34480 Başakşehir/İstanbul
Namık Kemal, 68. Sok No: 62 D:165, 34513, 34517 Esenyurt/İstanbul
Ciğerci Bahattin lokantası, Zafer, Doğan Araslı Blv. no:95 C, 34513 Esenyurt/İstanbul
Mimaroba’da Ciğerci Bahattin sofrasına oturduğunda sadece damak tadını şımartmıyorsun, aslında vücuduna resmen bir "multivitamin dopingi" yapıyorsun! Hani o "lokum gibi" dediğimiz yaprak ciğer var ya; işte o tabak aslında doğanın bize sunduğu en güçlü enerji kaynağı. "Canım bugün çok halsizim" dediğinde ya da günün yorgunluğunu atmak istediğinde, bir porsiyon ciğer sana ihtiyacın olan o canlandırıcı dokunuşu en lezzetli yoldan verir.
Biliyorsun, ciğer dendiğinde akla ilk gelen şey demir deposu olmasıdır. Kan değerlerini tavan yaptıracak, seni zinde tutacak o doğal desteği arıyorsan mangalın başındaki ustalarımız senin için en iyisini hazırlıyor. Üstelik sadece demir de değil; göz sağlığından bağışıklık sistemine kadar her şeye iyi gelen A vitamini ve enerji deposu B12, Ciğerci Bahattin’in o taptaze ciğerlerinde bolca bulunur. Yani bizde yemek yemek, aslında kendine en keyifli yatırımı yapmaktır!
"Diyetteyim, ağır kaçar mı?" diye düşünme sakın! Ciğer, aslında protein oranı tavan yapmış, kalorisi ise sanılanın aksine oldukça dengeli bir besindir. Mimaroba şubemizde yanına gelen o bol yeşillikli, sirkeli salatalar ve taze nanelerle birleşince, ortaya hem hafif hem de çok doyurucu bir öğün çıkıyor. Üstelik o meşhur bakır kupada gelen yayık ayranımızla bu sağlık şölenini taçlandırdığında, hem formunu korumuş hem de mideni bayram ettirmiş olursun.
Genel olarak memnun kaldığımız bir yerdi et şişler bir miktar kuru olmasına rağmen çok kötü değildi yanında gelen mezeler gayet çeşitli ve güzeldi.
Günün ortasında enerjin mi düşüyor, yoksa merdiven çıkarken bile "Yoruldum yahu" mu diyorsun? Belki de vücudun sana "Biraz demir takviyesi lazım!" diye sesleniyordur. İşte tam bu noktada devreye Mimaroba’daki o dumanı üstünde tüten mangalımız giriyor. Demir eksikliğiyle uğraşmak bazen can sıkıcı olabilir ama Ciğerci Bahattin’de bu sorunu çözmek, dünyanın en keyifli işine dönüşüyor. İlaç niyetine değil, zevkine yediğin o lokum gibi yaprak ciğerler aslında kan değerlerini şahlandırmak için bekleyen gizli birer kahraman.
Pek çok kişi demir denince hemen ıspanağa koşar ama asıl şampiyon burada, şişlerin ucunda! Ciğerin içindeki demir vücut tarafından öyle hızlı emilir ki, bir porsiyon yediğinde resmen hücrelerinin bayram ettiğini hissedersin. Mimaroba şubemizde ustalarımız o ciğeri sinirlerinden öyle bir ayıklıyor ki, yerken ne bir sertlik ne de ağza gelen bir doku kalıyor. Sadece yumuşacık, tam kıvamında pişmiş ve mineral deposu bir lezzet kalıyor geriye. Yanına da bol limonlu bir salata ekledin mi, o demirin emilimi tavan yapıyor.
"Sağlıklı olan her şey tatsızdır" diyenlere inat, biz burada lezzeti şifa ile harmanlıyoruz. Sadece ciğerle de sınırlı kalma; zırh kıymasıyla hazırlanan kebaplarımız veya fırından yeni çıkmış çıtır lahmacunlarımız da vücuduna o ihtiyacı olan gücü vermek için hazır. Mimaroba’nın o deniz kokan havasında, hem karnını doyurup hem de vücuduna bir iyilik yapmak istersen mangalın ateşi hiç sönmüyor.
Hadi, o bitkinlik halini bir kenara bırakıp kendine bir güzellik yap. Bizim buradaki o meşhur bakır kupadaki köpüklü ayranla bu ziyafeti tamamladığında, sadece karnın doymayacak; sanki yeniden şarj olmuş gibi kalkacaksın masadan. Bir sonraki sefer yorgun hissettiğinde eczane yerine bizim Mimaroba’daki o sıcak soframıza uğra her zamanki gibi, yerin hazır!
1995'ten bu yana süregelen ustalığa saygı, kalite ve şeffaflık en temel ilkelerimizdir. Bizi biz yapan değerler; ocağa konan her etteki dürüstlük, misafirlerimize gösterdiğimiz güler yüzlü ev sahipliği ve cömertliktir. Soframıza oturan herkesi ailemizden biri gibi ağırlar, hazırladığımız her lezzette emeğimizi ve şifayı barındırmayı her şeyin üstünde tutarız.
Ciğerci Bahattin (“Şirket”) kişisel bilgilerinizin gizliliğinin korunmasına önem vermektedir. (Ciğerci Bahattin (“Şirket”) olarak, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca (“KVKK”), Veri Sorumlusu sıfatıyla KVKK kapsamındaki aydınlatma yükümlülüğümüz çerçevesinde, hasta ve yakınlarımızın veri güvenliğini göz önünde bulundurarak, özel hayatın gizliliği, temel hak ve özgürlüklerin korunmasına verdiğimiz önem dolayısıyla, kişisel verilerinizin işlenme amaçları, hukuki nedenleri, toplanma yöntemi, kimlere aktarılabileceği ve KVKK kapsamında size tanınan haklara ilişkin süreçler konusunda sizleri bilgilendirmek istiyoruz.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu 24 Mart 2016 tarihinde kabul edilmiş olup 7 Nisan 2016 tarihli 29677 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun "Yürürlük" başlıklı 32. Maddesine göre bu Kanunun 8, 9, 11, 13, 14, 15, 16, 17 ve 18 maddeleri yayım tarihinden altı ay sonra 7 Ekim 2016 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemek amacıyla düzenlenmiştir.
Ciğerci Bahattin olarak 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca Veri Sorumlusu sıfatıyla kişisel verilerinizi ilgili mevzuata uygun olarak kullanacağız.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca, Ciğerci Bahattin olarak, veri sorumlusu sıfatıyla, kurumumuzla paylaştığınız kişisel verilerinizin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hale getirilmesi, hedef belirleme ve reklam çerezlerinde kullanılması, reklam gösterilmesi, reklam amaçlı kullanılması, ziyaret edilen sayfaların belirlenmesi, sınıflaştırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerşekleştirilen her türlü işlem tarafımızdan yapılabilecektir.
Verdiğimiz hizmetleri mevzuatın, sözleşmenin ve teknolojinin gereklerine uygun şekilde yapabilmek, sunduğumuz ürün ve hizmetlerimizi geliştirebilmek, adli ve idari mercilerce öngörülen bilgi saklama raporlama ve bilgilendirme yükümlülüklerimizi yerine getirebilmek, reklam ve tanıtım faaliyetlerinde bulunmak, müşteri portföyümüzü analiz etmek amaçlarıyla bizimle paylaştığınız kişisel verileri 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak işleyeceğiz.
Yukarıda belirtilen amaçlarla ve 6698 sayılı Kişisel verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak, bizimle paylaştığınız kişisel verilerinizin aktarılabileceği kişi/kuruluşlar; tüm resmi merci ve kurumlar, Ciğerci Bahattin ve doğrudan veya dolaylı olarak hissedarı olduğu şirketler, bağlı şirketleri, Ciğerci Bahattin olarak hissedarı olduğumuz şirketler, doğrudan/dolaylı yurt içi/yurt dışı iştiraklerimiz; adi ortaklıklar kapsamında diğer ortaklarımız, faaliyetlerimizi yürütmek üzere hizmet aldığımız, iş birliği yaptığımız program ortağı kuruluşları, yurt içi / yurt dışı kuruluşlar ve diğer üçüncü kişilerdir.
İnternet sitemiz, satış ve pazarlama departmanı çalışanlarımız, müşteri ziyaretlerinde toplanan formlar, dijital pazarlama, sözleşmeler, başvurular, formlar, teklifler, internet sitesi ziyaretlerinde bilgisayarımızın sizi tanımak için kullandığı çerezle (cookies) vb kişisel verileriniz sözlü, yazılı veya elektronik ortamda toplanabilmektedir.
Ciğerci Bahattin (“Şirket”) kişisel bilgilerinizin gizliliğinin korunmasına önem vermektedir. (Ciğerci Bahattin (“Şirket”) olarak, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca (“KVKK”), Veri Sorumlusu sıfatıyla KVKK kapsamındaki aydınlatma yükümlülüğümüz çerçevesinde, hasta ve yakınlarımızın veri güvenliğini göz önünde bulundurarak, özel hayatın gizliliği, temel hak ve özgürlüklerin korunmasına verdiğimiz önem dolayısıyla, kişisel verilerinizin işlenme amaçları, hukuki nedenleri, toplanma yöntemi, kimlere aktarılabileceği ve KVKK kapsamında size tanınan haklara ilişkin süreçler konusunda sizleri bilgilendirmek istiyoruz.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu 24 Mart 2016 tarihinde kabul edilmiş olup 7 Nisan 2016 tarihli 29677 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun "Yürürlük" başlıklı 32. Maddesine göre bu Kanunun 8, 9, 11, 13, 14, 15, 16, 17 ve 18 maddeleri yayım tarihinden altı ay sonra 7 Ekim 2016 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemek amacıyla düzenlenmiştir.
Ciğerci Bahattin olarak 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca Veri Sorumlusu sıfatıyla kişisel verilerinizi ilgili mevzuata uygun olarak kullanacağız.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca, Ciğerci Bahattin olarak, veri sorumlusu sıfatıyla, kurumumuzla paylaştığınız kişisel verilerinizin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hale getirilmesi, hedef belirleme ve reklam çerezlerinde kullanılması, reklam gösterilmesi, reklam amaçlı kullanılması, ziyaret edilen sayfaların belirlenmesi, sınıflaştırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerşekleştirilen her türlü işlem tarafımızdan yapılabilecektir.
Verdiğimiz hizmetleri mevzuatın, sözleşmenin ve teknolojinin gereklerine uygun şekilde yapabilmek, sunduğumuz ürün ve hizmetlerimizi geliştirebilmek, adli ve idari mercilerce öngörülen bilgi saklama raporlama ve bilgilendirme yükümlülüklerimizi yerine getirebilmek, reklam ve tanıtım faaliyetlerinde bulunmak, müşteri portföyümüzü analiz etmek amaçlarıyla bizimle paylaştığınız kişisel verileri 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak işleyeceğiz.
Yukarıda belirtilen amaçlarla ve 6698 sayılı Kişisel verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak, bizimle paylaştığınız kişisel verilerinizin aktarılabileceği kişi/kuruluşlar; tüm resmi merci ve kurumlar, Ciğerci Bahattin ve doğrudan veya dolaylı olarak hissedarı olduğu şirketler, bağlı şirketleri, Ciğerci Bahattin olarak hissedarı olduğumuz şirketler, doğrudan/dolaylı yurt içi/yurt dışı iştiraklerimiz; adi ortaklıklar kapsamında diğer ortaklarımız, faaliyetlerimizi yürütmek üzere hizmet aldığımız, iş birliği yaptığımız program ortağı kuruluşları, yurt içi / yurt dışı kuruluşlar ve diğer üçüncü kişilerdir.
İnternet sitemiz, satış ve pazarlama departmanı çalışanlarımız, müşteri ziyaretlerinde toplanan formlar, dijital pazarlama, sözleşmeler, başvurular, formlar, teklifler, internet sitesi ziyaretlerinde bilgisayarımızın sizi tanımak için kullandığı çerezle (cookies) vb kişisel verileriniz sözlü, yazılı veya elektronik ortamda toplanabilmektedir.
Mimaroba'daki şubemizde misafirlerimize sadece bir öğün değil, eksiksiz bir gastronomik deneyim yaşatmaktır. En taze ürünleri özenle seçmek, onları işin ehli ellerde hazırlamak ve ocağın ateşini doğru yöneterek o tanıdık, damakta iz bırakan geleneksel tadı sofralarınıza taşımayı en büyük görevimiz kabul ediyoruz. Ezmeden sumaklı soğana, pişmiş biberden haydariye uzanan zengin ikramlarımızla, masalarınızda paylaşmanın ve bereketin en güzel halini sunmayı amaçlıyoruz.
İkramlar mezeler çeşitli ve sınırsız Ciger tadı enfes Hizmet sinir yok, ilgi süper Ciger, cop sis, kebap lezzetine diyecek bir şey yok. Acik ayran tadı güzel Kunefe ve kadayıfın muhakkak deneyin Cay ücretsiz
Mimaroba sahilde güzel bir koşu yaptın ya da salonda ağırlıkların canına okudun, şimdi vücudun sana "Hadi bana kaliteli bir yakıt ver!" diye sesleniyor değil mi? Genelde sporcu beslenmesi dendiğinde akla o tatsız tuzsuz, haşlanmış tavuk göğsü gelir ama Ciğerci Bahattin'e geldiğinde bu ezber tamamen bozuluyor. Bizim o incecik, lokum gibi yaprak ciğerimiz aslında tam bir protein bombası! Üstelik öyle ağır yağlarla değil, kendi öz lezzetiyle mangalın ateşinde mühürleniyor. Kaslarını onarmak ve geliştirmek istiyorsan, ihtiyacın olan o kaliteli protein tam da bu şişlerin ucunda gizli.
Pek çok sporcu dostumuz kaloriden kaçar ama besleyicilikten ödün vermek istemez. İşte ciğer tam da bu noktada devreye giriyor; yağ oranı oldukça düşük, protein ve amino asit oranı ise tavan yapmış durumda. Mimaroba şubemizde ustalarımız ciğeri öyle bir temizliyor ki, geriye sadece saf güç ve lezzet kalıyor. Yanına da o bol limonlu, sirkeli mevsim salatamızı ve taptaze rokayı ekledin mi, metabolizman resmen bayram ediyor. Hem formunu koruyorsun hem de o "temiz beslenme" dediğimiz olayı en lezzetli halinden deneyimliyorsun.
Sadece protein de yetmez, antrenman sonrası o yorgunluğu atmak için B12 vitamini şart! Ciğer, sinir sistemini toparlayan ve enerjini yerine getiren bu vitaminin en doğal kaynağı. Şöyle dumanı üstünde bir porsiyon ciğerin yanına bir de bizim o meşhur bakır kupada gelen yayık ayranımızı söyledin mi, dışarıdaki yapay protein tozlarına falan hiç ihtiyacın kalmıyor. Doğal yoldan güçlenmek, hem de bunu yaparken parmaklarını yemek varken neden sıkıcı diyet listelerine hapsolasın ki?
Hadi, antrenman çantanı bir kenara koy ve Mimaroba’daki o sıcak soframıza gel. Bizim burada şampiyonların tercihi her zaman belli; az kalori, çok lezzet ve bolca enerji! Masayı donatan o taze ikramlarımızla hem ruhunu doyur hem de kaslarını ödüllendir. Bir sonraki idman öncesi kendini çok daha güçlü hissedeceğinden emin olabilirsin, mangalın ateşi senin için her zaman taze kalacak.
İş arkadaşlarımla geldik. İkramlar ve et menüleri lezzetliydi.
Ciğer ve et şiş deneyimleme imkanımız oldu. Ciğerler ve yanlarında bulunan kuyruk yağlarının pişirilme oranı tam kıvamında, lokum gibi ve son derece lezzetli idi. Et şiş ciğer kadar başarılı olmasa da gayet güzeldi.
Anadolu’da sofra demek, sadece tabaktaki yemek değil; o tabağın etrafındaki insanların birbirine attığı içten bir gülümseme ve bitmek bilmeyen tatlı bir sohbettir. Mimaroba’daki Ciğerci Bahattin şubemizde kapıdan girdiğiniz an burnunuza gelen o mangal kokusu, aslında size "Hoş geldin, burası senin evin" der. Bizde kimse tek başına sadece karnını doyurup kalkmaz; o masa bir kez kuruldu mu, dumanı üstünde tüten şişler eşliğinde dertler paylaşılır, neşeler çoğalır. Ciğerin o efsane lezzeti, aslında paylaşıldıkça güzelleşen o kadim kültürün en lezzetli bahanesidir.
Masaya oturduğunuzda daha ne isteyeceğinize karar vermeden o meşhur ücretsiz ikramlarımızın bir anda masayı donatması tesadüf değildir. O rengarenk mezeler, sumaklı soğanlar ve taptaze yeşillikler, aslında Anadolu’nun "misafir baş tacıdır" felsefesinin tabaktaki yansımasıdır. Mimaroba’da deniz havasını ciğerlerinize çektikten sonra, dostlarınızla oturduğunuz o kalabalık masada kaşık seslerine kahkahaların karışması bizim en sevdiğimiz müziktir. Bir dürümün ucundan pay almak, yanındakiyle o meşhur buz gibi Susurluk ayranını tokuşturmak, bizi birbirimize bağlayan o görünmez bağları daha da güçlendirir.
Peki, sadece ciğer mi bu sohbetin ortağı? Tabii ki hayır! Fırından yeni çıkmış çıtır çıtır bir lahmacunu bölüşmek ya da o nefis Adana kebabın yanındaki közlenmiş biberi "Al sen ye" diye arkadaşına ikram etmek, bu toprakların hamurunda var. Ciğerci Bahattin sofrası, hiyerarşinin bittiği, samimiyetin ve lezzetin başladığı yerdir. Mimaroba şubemizde her akşam, farklı hayatların aynı lezzet etrafında buluştuğu küçük birer şölene dönüşür. Bizim için en büyük kazanç, masadan kalkarken yüzünüzde oluşan o "Doyduk ama sohbete doyamadık" ifadesidir.
Günün sonunda, o son yudumlanan tavşan kanı çayın buğusu arasından sevdiklerinizin gözlerine bakarken, aslında ne kadar değerli bir anın içinde olduğunuzu hissedersiniz. Mimaroba’da hayatın o hızlı akışına bir mola verip, gerçek bir Anadolu sofrasının sıcaklığına sığınmak isterseniz, mangalımızın közü her zaman canlı. Hadi, sevdiklerini al gel; bizim soframızda her zaman herkese yer var, o meşhur ikramlarımız ve bitmeyen muhabbetimizle seni bekliyoruz.
Dışarıdan bakınca "altı üstü bir şiş ciğer" deyip geçebilirsin ama o tabak masana gelene kadar arka planda resmen bir sanat eseri inşa ediliyor! Mimaroba şubemizde sabahın ilk ışıklarıyla başlayan o hummalı hazırlık, aslında bir heykel tıraşın mermeri işlemesi kadar hassas. Ciğerin o meşhur "yaprak" formuna gelmesi, ustalarımızın bıçak darbelerindeki o milimetrik ayarda gizli. Sinirlerinden arındırılmış, pürüzsüz hale getirilmiş her bir parça, şişe dizilirken araya eklenen o tam kıvamındaki kuyruk yağıyla aslında lezzet dengesinin temelleri atılıyor.
Şişler hazır olduğunda ise asıl gösteri, yani "ateşle buluşma" anı başlıyor. Ciğerci Bahattin’in o meşhur mangalında közün sıcaklığı öyle bir ayarlanır ki; ciğer ateşi görür görmez dışı mühürlenir, içi ise o yumuşacık, sulu halini korur. Ustalarımızın şişleri çevirirken çıkardığı o ritmik sesler, sanki mutfağın kendi bestesi gibidir. O dumanın isli kokusu ciğerin hücrelerine işlerken, baharatların o sihirli dokunuşuyla lezzet resmen ete kemiğe bürünür. Mimaroba'da her şiş, aslında usta bir elin sabırla işlediği birer lezzet madalyasıdır.
Sadece ciğerde değil; zırh ile çekilen Adana kebaplarımızın o kendine has dokusu da bu sanatın bir parçası. Makineye girmemiş, elde zırhla kıyılmış etin o mangaldaki duruşu bile bir başkadır. Fırından çıkan o çıtır lahmacunların üzerindeki her bir malzeme, o estetik sunumun bir halkasıdır. Bizim için her sipariş, mutfakta başlayan ve masanda alkışla (yani senin o ilk lokmadaki gülümsemenle) biten bir sahne performansıdır.
İşte bu yüzden, Mimaroba’da tabağındakine sadece bir "yemek" olarak bakma; arkasındaki o yılları devirmiş ustalığı, el emeğini ve ateşe duyulan o büyük saygıyı hisset. Yanında masayı donatan o renkli ikramlarımız ve buz gibi ayranımızla bu sanat eserini deneyimlemek için her zaman bekliyoruz. Hadi, bu lezzet senfonisinde senin de bir yerin var; mangalın sesi yükselirken soframıza davetlisin!
Gerek lezzet gerek müşteri memnuniyeti açısından tamamıyla müthiş bir işletme kebabindan çorbasına kadar her şey özenle hazırlanıp bizlere sıcak servis edildi fiyatlarda gayet makuldu
Yıllardır ciğer yerim ama buradaki doku, o 'cız bız' sesi ve masaya gelen sıcacık lavaşla birleşince olay başka bir boyuta taşınıyor. Kuyruk yağının o kıvamı ve ciğerin sululuğu tam kıvamında. Yanında gelen buz gibi ayranla lezzet doruğa çıkıyor. Esnaflık harika, ilgi alaka çok samimi.
Yıllardır gittiğimiz ve sevdiğimiz bir restoran. Lezzeti her zaman aynı. Çok lezzetlidir mezeleri çeşitleri çok yeterli. Tadı mükemmel. Tavsiye ediyorum.
Mangal keyfinin üstüne tatlı bir kapanış şart! Fırında nar gibi kızarmış sütlaç, nefis dilimli baklava ve hafifliğiyle midenizi yormayacak karamelli ya da frambuazlı triliçe seçeneklerimizle ziyafeti taçlandırıyoruz. Üstüne çayımız da ikramımız!
Geleceğe dair en büyük hedefimiz; Mimaroba şubemiz başta olmak üzere bulunduğumuz her noktada, misafirlerimizin sadece "karın doyurmak" için değil, gerçek anlamda "keyif almak" için tercih ettikleri bir numaralı lezzet durağı olmaktır. Yılların getirdiği geleneksel kebap ve ciğer kültürünü yeni nesillere en doğru şekilde aktarırken; kaliteden ve misafirperverliğimizden ödün vermeden, sektörde damaklara ve kalplere dokunan öncü bir marka olarak yürümeye devam edeceğiz.
Asla! Ciğerci Bahattin sofrasının en büyük kuralı bolluk ve berekettir. Sumaklı soğan, haydari, pişmiş soğan-sarımsak, ezme, yeşillik ve salata gibi masayı renklendiren tüm o harika mezelerimiz tamamen ikramımızdır ve ücretsizdir
Tabii ki hayır! Meşhur yaprak ciğerimiz baş tacımız ama menümüzde zırh kıymasından Adana ve Urfa kebap, çöp şiş, tavuk şiş, kanat gibi ızgara çeşitlerimiz de var. Ayrıca fırınımızdan çıkan çıtır lahmacun ve bol malzemeli pide çeşitlerimizle de masanızı donatıyoruz
1995 yılında Mersin Yoğurt Pazarı’nda temellerini attığımız bu eşsiz lezzet yolculuğumuz, bugün Büyükçekmece/Mimaroba’da ilk günkü heyecan, özen ve ustalıkla devam ediyor. Çeyrek asrı aşan tecrübemizle; kuzu ciğerinin o kendine has tadını, kuyruk yağının mükemmel dengesini ve baharatların kararında dokunuşunu misafirlerimize sunuyoruz. Ocak başında pişen her bir şişte ve kebapta sadece kaliteli etin değil, yılların emeğinin izlerini taşıyor; geleneksel Mersin lezzetini modern ve sıcak sofralarla buluşturuyoruz.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız